24 Aralık 2005

Kısa Haberler ve Bir Yorum

Yayıncılara film arşivi sağlayan Lulop.com'da Jazz'ın iki ayrı çarpışma testi filmini buldum. Büyük resmin altında göreceğiniz iki ufak resme tıklayarak önden ve yandan çarpmayı çeşitli açılardan tekrar tekrar seyretmeniz mümkün. Siteye üyelik zaten bedava ancak bu indirilemeyip sadece browser üzerinden seyredilen demo filmler için üyeliğe de gerek yok. Filmlere buradan ulaşabilirsiniz.

21 Aralık'ta
Carkeys.co.uk sitesinde yayımlanan bir habere göre 2005 yılında Honda Avrupa'da 285,000 otomobil sattı. Bunların 80,000'i de Jazz. Bundan bir yıl önce Honda'nın Avrupa'da sattığı her dört modelden biri Jazz'ken şimdi bu oran daha da yükselmiş durumda. Şirket, yeni Civic'in de desteğiyle 2006 için 310,000 rakamını hedefliyormuş.

Bir Chinadaily.com haberi, üretilen bütün Jazz'ların %80'inin ve Accord'ların da %70'inin Japonya dışındaki yerel fabrikalardan çıktığından bahsediyor. Zaten Bloomberg'deki bir habere göre Fukui (Honda'nın büyük H'si), Kanada'daki (Alliston) ve Ohio'daki (East Liberty) fabrikalarının Jazz ve yeni Civic'i de üretecek şekilde genişletileceğini açıklamış.

Tamiya, Jazz'ın 1/24'lük (16 cm) ve çok detaylı bir modelini üretmiş.


Boomplustoys sayesinde de ilk kez uzaktan kumandalı bir Jazz'ımız oldu.


Öte yandan PaperCars adlı site de bu model çılgınlığına çok farklı ve neredeyse sıfır maliyetli bir alternatifle katılmış. "Çıkışını alıp kesmek ve yapıştırmak yeterli" desem ne olduğu sanırım anlaşılır.

Jazz, sadece 3-4 sene gibi çok kısa bir sürede dünyanın en çok satan otomobillerinden biri haline geldi, şu anda yakın zamana kadar dünyanın en çok satan arabası olan Toyota Corolla'yı da yıllık satışta geçmiş durumda. Devrimci bir tasarım, kaliteli işçilik / malzeme ve yüksek teknolojiyle birleşince insanlar mutlaka peşinden gidiyor. Bunlara bir de uygun fiyat eklenince Jazz yenilmez bir rakip oluyor. Türkiye'deki Jazz fiyatlarıysa ülkemizdeki akıl almaz vergiler yüzünden Amerika'da satışa çıkacak olanların yaklaşık iki katı. Amerika'daki Jazz'lar için belirlenen fiyat aralığı 9-12 bin dolar.

Yani yaklaşık 12,000 - 16,000 YTL arası.
Herkesi bir dakikalık derin sessizliğe davet ediyorum.

Bir son dakika eklemesi, metni kopyaladığım ancak adresini almayı unuttuğum kaynaktan aynen çeviriyorum:
"Honda, özelliklerini ısrarla açıklamadığı ve fotoğraflarını basına dağıtmadığı Fit'in lansmanını 8 Ocak 2006'da
Detroit Motor Show'da yapacak"
Buradan Amerika'da satılacak Fit'lerde bazı ciddi değişiklikler mi olduğunu anlamamız gerekiyor? Şayet Amerika'da Fit'la aynı zamanda çıkacak olan Yaris ya da Nissan Versa gibi arabaların bütün detayları daha DMS başlamadan çok önce açıklanmıştı.

14 Aralık 2005

Ve ilk sorun: Ses kısıklığı!

21 bin kilometreyi dolduran arabamızda ilk kez gerçek soruna benzer bir şeyle karşılaştım. Bugün kırmızıda durmayıp arabama teğet geçen bir ticari aracın şoförüne, hislerime tercüman olacak derecede uzun bir korna çaldım. İlk yarım saniye sağlıklı bir şekilde çalan korna geri kalan 2-3 saniyede havası sönen balona döndü. Hani elektrikli bisiklet kornalarımızın pili bitmeye başlayınca ses giderek bozulurdu ya, aynı öyleydi. Emin olmak için boş bir yolda birkaç kere daha denedim, yine oldu. Kısa çaldığım sürece sorun yoktu. Sağlıklı halini de yetersiz bulduğum kornayı mümkünse biraz daha güçlüsüyle değiştirmek istiyordum, servise uğramak için bir bahanem oldu.

Honda Damla'ya damlayıp sorunumu anlattım. Korna, orada yapılan denemelerin hepsinde de beni mahçup edercesine düzgün düzgün çalıştı. "Tamamen bozulduğunda getirin, değiştiririz" dediler.

Bu arada yeni bir bilgi edindim, Jazz'lara diğer Honda'ların kornalarını takamıyoruz: 1 - Soket uyumsuz, 2- Soket halledilse bile elektrik beslemesi farklı. Belki Jazz'ın soketine uyan kornalar da satılıyordur ama önce kornayı
garanti dahilinde değiştireyim, sonra düşünürüm.

Damla'dan çıkıp 2. köprü yoluna koyuldum. Eşimin işyerine varıncaya kadar kornayı her deneyişimde tekrar komik ve kısık sesler çıkardı. İşyerinin otoparkında denerken yine sorun olmadı. Benim yanlış algılamam mı bilmiyorum ama korna araba çalışırken bozuluyor, stop edip denediğimde düzgün çalışıyor.

Diğer
Jazz kullanıcıları ne düşünüyor bilmiyorum ama kornayı (bozuk değilken de) biraz zayıf buluyorum. Tek sesli olması ve sesinin de düşük olması yüzünden kolayca duyulmuyor. Kullanmayı sevmesem de nereden ne çıkacağı belli olmayan yollarımızda kornanın gerçekten hayati bir işlev taşıdığına inanıyorum.

10 Aralık 2005

Jazz Flexfuel bize de gelmeli

Honda, gelecek sene Brezilya fabrikasında Jazz'ın Flexfuel özellikli modelini üretmeye başlıyor (Kaynak burası). Flexfuel, aynı araçta iki ya da daha fazla farklı türde yakıtı kullanmaya izin veren bir teknoloji. Flexfuel'le donatılmış arabalar benzin, doğal gaz ve alkolü birlikte ya da ayrı ayrı kullanabiliyorlar. Soğuk havada çalışmayı kolaylaştırmak için de ufak bir saf motorin deposu bulunuyor. Flexfuel, aslında Türkiye'de çok tutulacak bir teknoloji. Brezilya'da artık benzine %50'ye varan oranlarda kendi tarlalarından elde ettikleri bioetanolün karıştırılması, ve eski arabaların bu yakıtları kullanamaması Jazz Fuelflex'in ilk orada üretilmesi için gerekçe olmuş.

En Müthiş Yılbaşı Hediyesi!

Manila Standart Today'da bugün (Google Alerts sağolsun) yayımlanan Gabby Libarios imzalı bir yazının konusu, en güzel yılbaşı hediyeleri. Aralarında Apple iBook, Requiem For A Dream DVD'si ve Louis Vuitton ajanda kalemleri gibi öneriler bulunan dokuz maddelik listenin bizi ilgilendiren en şaşırtıcı öğesi, Honda Jazz.

Gabby Libarios, Honda Jazz'ı neden yılbaşı hediyeleri listesine kattığını geleneksel hediye çorapları ve Jazz'ın boyutlarıyla ilgili bir iki espri yaptıktan sonra kısaca şöyle açıklamış:

Honda Jazz, esneklik, tasarruf, donanım, iç hacim ve fiyat açılarından hala en iyi araba. Bu, doğru zamanda doğru otomobil.
(Eğer orijinal metni okursanız bu savını karşılığını sözlüklerde bulamayacağınız yöresel bir vergiyle - sweldo - ilişkilendiriyor ama nasıl çevirilir bilemiyorum, o yüzden dokunmadım)

09 Aralık 2005

Jazz, Otobil'de finale kaldı

Otobil'de final yaklaşıyor: Jazz, küçük sınıfta Mini ve Polo'yla beraber ilk üçe girmiş durumda. Oylama henüz sona ermedi. Diğer sınıflardaki durumu da görmek ve beğendiğiniz otomobilleri oylamak için aşağıdaki sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

http://dosya.hurriyetim.com.tr/otobil/default.asp

Kişisel fikrim Mini'nin zaten sınıflar üstü nefis ve rakipsiz bir otomobil olduğu, Polo'nun da artık ciddi bir yenilenmeden geçmedikçe en iyiler arasında yerinin olmadığıdır. Jazz küçük sınıfın dünyada halen en iyi otomobilidir. Türkiye'de geçen seneye kadar bu anketlerde pek oy alamayan Jazz'ın ilk üçe girmesini son derece şaşırtıcı buldum. Yoksa bu sayfanın takipçilerinin de hatırlayacağı üzere Jazz'ın dünya çapında aldığı çok sayıda "en iyi", "en sorunsuz", "en tatmin edici", "en düşük tüketimli" ödülleri var. Türk tüketicisinin bu otomobili geç de olsa farketmeye başlamış olması hoş elbette. Günlüğümün ve Jazzcı Kardeşler forumumuzun son bir senede değişen bu manzarada payı var mı bilmiyorum ama olduğunu düşünmeyi tercih ediyorum!

06 Aralık 2005

Son dakika!

Bir Channel 4 haberine göre Honda Amerika, Ocak 2006'da gerçekleştiriecek olan Detroit Motor Show'a Jazz'ın "yeni bir versiyonuyla" katılacağını açıkladı.

Bunun bir yeni kasa haberi olduğunu sanmıyorum, bu kadar çok satan bir arabanın nesil değişikliği herhalde daha ciddi bir şekilde duyurulurdu. Bu "versiyon", ABD'de önümüzdeki bahar aylarında satışa çıkacak olan ve üzerinde bir değişiklik olup olmayacağını uzun süredir merak ettiğimiz "makyajlı" bir Jazz olabilir. Ya da Honda, Jazz'ın tasarımının değişmesini istemeyen amerikan tüketicinin sözünü dinler ve modeli burun tasarımını bozmadan günceller.

Bir ay sonra hep beraber göreceğiz.

Jazz, 2008'de Türkiye'de üretilebilir

Hürriyet Gazetesi'nde çıkan bir haberden bilgiler:

- Honda Türkiye Genel Müdürü Katsumi Sawai'nin açıklamasına göre hedefleri, 2008'den itibaren Jazz'ı Türkiye'de üretmek. Ayrıca 2006 Haziran'ında yeni Civic Sedan da Gebze'deki fabrikada üretilecek.

- Jazz'dan tanıdığımız 1.4 I-DSI'la donatılmış City'nin 500 litrelik bagaj kapasitesi, Magic Seats desteğiyle 1323 litreye çıkıyor ve otomobil 1.7 metrelik yükleme alanı sağlıyor.

- City'nin otomatik versiyonunun ortalama tüketimi 5,6 litre olarak açıklanıyor.

- Honda City'nin giriş modeli olan City Sport'un düz viteslisi 23.500, en üst modeli Elite'in CVT şanzımanlısı da 28.450 YTL'den satılacak.

Emre Özpeynirci imzalı haberin tümünü
buradan okuyabilirsiniz.

29 Kasım 2005

20.000 bakımı ve Honda Müşteri Hizmetleri

Arabamız geçen hafta 20.000 kilometreyi doldurunca daha önce de gittiğim ve memnun kaldığım Damla'yı arayarak fiyat sordum. KDV dahil 307 YTL cevabını aldım. Ardından bir Jazzcı Kardeşler üyesi, Mutluhan'da aynı bakımın 170 YTL'ye yapıldığı bilgisini verdi. 137 YTL'lik fark az olmadığı için Mutluhan'a telefon açarak bu farkın neden kaynaklandığını sordum. Bazı parçaları gerek görürlerse değiştirdiklerini söylediler, yani bu fiyat artabiliyordu. Ardından tekrar Damla'yı aradım, aynı soruyu bir de onlara sordum. Aynı cevabı aldım (bazı servislerin eksik hizmete göre fiyat verdiklerini söylediler), tutarsızlık yoktu. Ancak serde araştırmacı Jazzcılık olduğundan, bir de hizmetlerini denemek amacıyla, Honda Türkiye'yi aradım. Adımı soyadımı, telefon numaramı ve plakamı alıp sorumun en kısa zamanda cevaplandırılacağını söylediler. Cevaplandırma süresi pek kısa olmadı (ertesi gün aradılar) ama tatmin edici bir yanıt aldım.

Honda'nın parça fiyatları bütün Türkiye'de standartmış ve merkez tarafından belirleniyormuş. Dediklerine göre, bazı servisler örneğin hava ya da polen filtresini fiyata dahil etmeyip durumlarına göre sadece temizleyip tekrar takıyor veya değişmesi gerekiyorsa da ücreti ayrıca ekliyorlarmış. Bir de bazı servisler fiyatı düşük tutmak için rot - balans işleminden ücret almıyorlarmış.

Neticede tercihimi Damla'dan yana kullandım. Sabah 9'da teslim ettiğim arabamla ilgili tek şikayetim, aylar önce tek bir kere ve geçen hafta da iki üç kere duyduğum, şoför tarafındaki kapının içinden gelen hafif bir tıkırtıydı. Saat üçte arayarak bakımın bittiğini, kapıdaki tıkırtının da dörde kadar halledileceğini söylediler. Arabayı akşam dörtte aldım, kapıdaki bazı parçaların yağlanması sorunu çözmüştü (bir haftadır tıkırtıyı duymadım).

Servis ücreti 307 yerine 312 YTL tuttu. Jazz için iki tip hava filtresi varmış ve bu sefer farklı ve 5 YTL daha pahalı olanı takmışlar.

Şahsen 20.000 km'de bir 137 YTL (ya da bu sefer olduğu gibi 142) tasarruf etmek adına yeni değil de en iyi ihtimalle temizlenmiş bir hava ya da polen filtresiyle dolaşmak istemiyorum. Bu kişisel bir tercih. İstanbul gibi havası kirli ve trafiği yoğun olan bir şehirde 10.000 km'nin bile filtre değiştirmek için çok uzun bir süre olduğuna inanıyorum. Bu bakım sonunda verilen eski hava filtresi koyu bir zift tabakasıyla kaplanmış gibi görünüyordu. Zaten araba bakımın ardından çok belirgin bir şekilde hızlandı, son 4-5 bin km'dir hafifçe artan tüketimde de tekrar düşüş oldu. Şu anda şeker gibi gidiyor desem yeridir.

Çoğu sürücü performans zaman içinde yavaş yavaş azaldığı, tüketim de yavaş yavaş arttığı için hava filtresinin ne derecede kirlendiğini farkedemez. Günde yarım - bir saat sıkışık trafikte ilerliyorsanız hava filtresi bol bol öndeki arabanın eksoz gazını süzüyor ve normalden daha kısa bir sürede tıkanıyor. Polen filtresininin zamanının geldiğini anlamaksa daha kolay, havalandırmadan kötü koku gelmeye başlaması yeterli bir işaret.

Yaklaşık 30.000 ytl'ye aldığımız arabalarımızı uzun yıllar boyunca sorunsuz bir şekilde kullanmak için senede 100-150 YTL'nin hesabına girmemek gerekir diye düşünüyorum. Bu tür küçük tasarruflar ileride daha büyük masraflara yol açabilir. Evrenin şaşmaz kuralıdır, entropi intikamını daima alır :)

22 Kasım 2005

Pirelli 2006!

İçinde Jazz ya da tüketim gibi kelimeler geçmeyen fakat yine ilginizi çekeceğini sandığım bir haberim var: Pirelli'nin 2006 takvimi çıktı!