Honda CEO'su Fukui, küçük otomobillere uygulanabilecek bir hibrid motor geliştirildiğini açıkladı. Bazı kaynaklara göre Jazz'da kullanılacak olan bu motor, elektrik motoruyla 1.0 lt benzinli motorun birleşmesinden meydana gelecek.
Aynı konuyu ele alan başka bir habere de buradan ulaşabilirsiniz.
28 Şubat 2006
24 Şubat 2006
Melez Jazz
Haber: ABC7 sitesinde yayımlanan bir habere göre Honda, 2007'de 12.000 dolara satılacak ucuz bir melez (hibrid) Jazz üretmeyi düşünüyor. Elektrik ve benzin motorlu melez Jazz'ın bir galonla 82-84 mil, yani 2,8 litreyle 100 km yapacağı iddia ediliyor.
Yorum: Bugün düz vitesli otomobilimizle yarısı E5 ve E6'da, yarısı da şehir içinde geçen toplam 107 kilometre yol yaptık. Akşam eve döndüğümüzde göstergedeki ortalama değer 5,3 lt / 100 km'ydi. Yani 2,8 lt / 100 km, elektrik motoruyla desteklenecek bir I-DSI için ütopik bir rakam olmaz.
Not: Yakıt tüketimi çevrimleri için burayı kullanabilirsiniz.
Yorum: Bugün düz vitesli otomobilimizle yarısı E5 ve E6'da, yarısı da şehir içinde geçen toplam 107 kilometre yol yaptık. Akşam eve döndüğümüzde göstergedeki ortalama değer 5,3 lt / 100 km'ydi. Yani 2,8 lt / 100 km, elektrik motoruyla desteklenecek bir I-DSI için ütopik bir rakam olmaz.
Not: Yakıt tüketimi çevrimleri için burayı kullanabilirsiniz.
19 Şubat 2006
%57
Haber: Jazz satışları 2005'te bir önceki seneye göre %57 arttı. Ayrıca 2006 satışlarının daha da fazla olacağı tahmin ediliyor.
Yorum: 2005 yılı, Jazz'ın ikinci senesi olsaydı bu sıradan bir haber sayılabilirdi. Ancak Jazz, 2002'den beri ortalıkta dolaşan ve aslında şu anda beşinci senesine girmiş bir model. Günümüzün koşularına göre "eskimiş" sayılabilecekken her sene daha da çok satması ve Yaris ya da Modus gibi yeni rakiplerin karşısında ezici üstünlüğünü koruması, bana HonestJohn.com'daki bir yorumu hatırlatıyor: "Jazz, aynı Mini ve VW kaplumbağa gibi, doğru zamanda doğru otomobil". Jazz, dahiyane bir fikrin (*) kaliteli üretimle buluşmasının en çarpıcı örneklerinden biri.
(*) Aslında iki fikir. 1- Otomobilde -yüz yıldır akla gelmemiş bir- yer yaratmak, 2- O yeri kullanabilmek.
Yorum: 2005 yılı, Jazz'ın ikinci senesi olsaydı bu sıradan bir haber sayılabilirdi. Ancak Jazz, 2002'den beri ortalıkta dolaşan ve aslında şu anda beşinci senesine girmiş bir model. Günümüzün koşularına göre "eskimiş" sayılabilecekken her sene daha da çok satması ve Yaris ya da Modus gibi yeni rakiplerin karşısında ezici üstünlüğünü koruması, bana HonestJohn.com'daki bir yorumu hatırlatıyor: "Jazz, aynı Mini ve VW kaplumbağa gibi, doğru zamanda doğru otomobil". Jazz, dahiyane bir fikrin (*) kaliteli üretimle buluşmasının en çarpıcı örneklerinden biri.
(*) Aslında iki fikir. 1- Otomobilde -yüz yıldır akla gelmemiş bir- yer yaratmak, 2- O yeri kullanabilmek.
01 Şubat 2006
Biz bu arabayı neden almıştık?
25 Ocak 2006
Jazz'a kardeş geliyor
Honda bugün (25 Ocak 2006) , özellikle Avrupa pazarına yönelik ve Jazz'dan küçük bir model üreteceğini duyurdu. Model, Asya'da büyük başarı elde eden Life'ın platformu üzerine inşa edilecek, ancak batılı sürücülerin yüksek hız alışkanlıklarını karşılayabilmek için 660 cc yerine 1.0 litrelik motorla donatılacak.
Belli ki Honda, aynı platformu ve motoru paylaşan Toyota Aygo, Citroen C1 ve Peugeot 107 şaheserlerinin karşısına "Küçük araba öyle değil böyle yapılır" dedirtecek türden bir modelle çıkacak.
Life'ı inceleyerek bu yeni model hakkında fikir sahibi olabiliriz, içerik japonca olsa da resim ve grafikler hepimizin anlayacağı dilde:
1, 2, 3, 4, 5, 6
Belli ki Honda, aynı platformu ve motoru paylaşan Toyota Aygo, Citroen C1 ve Peugeot 107 şaheserlerinin karşısına "Küçük araba öyle değil böyle yapılır" dedirtecek türden bir modelle çıkacak.
Life'ı inceleyerek bu yeni model hakkında fikir sahibi olabiliriz, içerik japonca olsa da resim ve grafikler hepimizin anlayacağı dilde:1, 2, 3, 4, 5, 6
22 Ocak 2006
"İyi ki Jazz almışım" dedirten bir gün
Dün, arabamızın ateşle imtihanı gibi bir gündü. Jazz'ı almamızın başlıca sebebi olan kızımızın doğumuna çok az kaldığından bol bol taşıma işimiz oldu. Aynı gün içinde yaptığım dört önemli işi aktarıyorum:
1- Sabah ilk iş, kirlenmiş karartma storlarının kuru temizleyiciye götürülmesiydi. Bunlar kabaca 2 metreden uzun metal çubuklar. Ön sağ ve arka sağ koltukları yatırdım, storları bagajın dibinden arabanın önüne kadar olan 2,4 metrelik boşluğa rahatlıkla yerleştirdim.
2- Stor işini hallettikten sonra bebek yatağı almak üzere Modoko'ya gittim. 70x140'lık yatak, Jazz için gerçekten çok ufak bir yük. Ancak ilk bakışta arabaya sığamazmış gibi duruyordu. Arka koltukları yatırdım, rahat rahat sığdı. Gerçi arka koltukları yukarı kaldırsam ortadaki yükleme alanına da sığdırırdım. Aslında böyle bir yükten "sığdı" diye bahsetmek arabanın iç hacmine hakaret gibi çünkü Jazz bu yataklardan herhalde 10-15 tanesini de rahatlıkla alırdı.
2- Öğleden sonra 70x70x30 boyutlarında üç, 70x35x30 boyutlarında da bir adet modüler kitaplık parçasının Ataşehir'den kayınpederimin Bahçelievler'deki evine taşınması gerekti. Arka koltukları yatırdık ve bu parçalarla birlikte 4-5 migros poşeti dolusu ıvır zıvır, orta boy iki halı ve bir adet de avizeyi rahat rahat yerleştirdik. Dahası, bu kadar hacimli ve yüksek yükleri sığdırdıktan sonra arka görüşüm tamamen açıktı.
3- Aynı günün akşamı, her türden bebek malzemesi satan bir mağazaya daldık. Bebek küveti, ilk 6 ay kullanacağı ana kucağı / oto koltuğu ve 6 aydan sonra kullanacağı takımıyla birlikte puset, devasa bir uyku seti, ayrıca sayısız malzeme: Her biri birer insan hacminde olan dört dev torba. Yük sadece bunlar olsa sorun değil, 4 aylık bebek sahibi olmanın tecrübesiyle bize yardımcı olmak için gelen iki yakın arkadaşımız da vardı. Torbalardan ikisini bagaja koyduk. Arkadaşlarımızı da arka koltukların ikili geniş kısmına oturtup sağda kalan ufak kısmı yukarı katladık. İçinde puset, küvet ve koltuğun bulunduğu iki dev torba da oraya dikine girdi.
Ayda yılda bir de olsa bu tür bir işiniz düştüğünde arabanızın nazlanmadan halletmesi gerçekten çok keyif verici. Başka bir araçla bunları yapamazdık. Daha büyük otomobiller elbette var ancak hiçbirinde bu tür bir esneklik yok. Jazz sahibi olmasaydım (panelvanlar ve daha büyük ticariler dışında) bir günde hallettiğim bu işlerin her biri için ayrı bir çözüm bulmam gerekecekti ve bunlar fazladan masraf anlamına gelecekti.
Bu akıl dolu tasarımın mucidi hangi Honda çalışanıysa benden her gün hayır duası alıyor.
1- Sabah ilk iş, kirlenmiş karartma storlarının kuru temizleyiciye götürülmesiydi. Bunlar kabaca 2 metreden uzun metal çubuklar. Ön sağ ve arka sağ koltukları yatırdım, storları bagajın dibinden arabanın önüne kadar olan 2,4 metrelik boşluğa rahatlıkla yerleştirdim.
2- Stor işini hallettikten sonra bebek yatağı almak üzere Modoko'ya gittim. 70x140'lık yatak, Jazz için gerçekten çok ufak bir yük. Ancak ilk bakışta arabaya sığamazmış gibi duruyordu. Arka koltukları yatırdım, rahat rahat sığdı. Gerçi arka koltukları yukarı kaldırsam ortadaki yükleme alanına da sığdırırdım. Aslında böyle bir yükten "sığdı" diye bahsetmek arabanın iç hacmine hakaret gibi çünkü Jazz bu yataklardan herhalde 10-15 tanesini de rahatlıkla alırdı.
2- Öğleden sonra 70x70x30 boyutlarında üç, 70x35x30 boyutlarında da bir adet modüler kitaplık parçasının Ataşehir'den kayınpederimin Bahçelievler'deki evine taşınması gerekti. Arka koltukları yatırdık ve bu parçalarla birlikte 4-5 migros poşeti dolusu ıvır zıvır, orta boy iki halı ve bir adet de avizeyi rahat rahat yerleştirdik. Dahası, bu kadar hacimli ve yüksek yükleri sığdırdıktan sonra arka görüşüm tamamen açıktı.
3- Aynı günün akşamı, her türden bebek malzemesi satan bir mağazaya daldık. Bebek küveti, ilk 6 ay kullanacağı ana kucağı / oto koltuğu ve 6 aydan sonra kullanacağı takımıyla birlikte puset, devasa bir uyku seti, ayrıca sayısız malzeme: Her biri birer insan hacminde olan dört dev torba. Yük sadece bunlar olsa sorun değil, 4 aylık bebek sahibi olmanın tecrübesiyle bize yardımcı olmak için gelen iki yakın arkadaşımız da vardı. Torbalardan ikisini bagaja koyduk. Arkadaşlarımızı da arka koltukların ikili geniş kısmına oturtup sağda kalan ufak kısmı yukarı katladık. İçinde puset, küvet ve koltuğun bulunduğu iki dev torba da oraya dikine girdi.
Ayda yılda bir de olsa bu tür bir işiniz düştüğünde arabanızın nazlanmadan halletmesi gerçekten çok keyif verici. Başka bir araçla bunları yapamazdık. Daha büyük otomobiller elbette var ancak hiçbirinde bu tür bir esneklik yok. Jazz sahibi olmasaydım (panelvanlar ve daha büyük ticariler dışında) bir günde hallettiğim bu işlerin her biri için ayrı bir çözüm bulmam gerekecekti ve bunlar fazladan masraf anlamına gelecekti.
Bu akıl dolu tasarımın mucidi hangi Honda çalışanıysa benden her gün hayır duası alıyor.
17 Ocak 2006
Korna sorunu - 2
Daha önce kornada tuhaf bir kısılma olduğundan bahsetmiştim. Bugün Damla'ya uğrayıp aracın kornasının özellikle hareket halinde daha kısık çaldığını söyleyip bunun elektrik sistemindeki bir sorunla bağlantılı olup olmadığını sordum. Elektrik ustası bu sorumun üzerine "Kornanın beslemesine etki edecek derece ciddi bir elektrik problemi arabanın her sistemine yansırdı, tekleyerek giderdiniz" dedi. Kornanın değiştirilmesi durumunda sorunun kesinlikle geçeceğine emindi. Bu hafta içinde vakit bulduğumda Damla'ya tekrar uğrayıp kornayı değiştirteceğim (işlem garanti dahilinde yapılıyor), sonucu da her zamanki gibi aktarırım.
16 Ocak 2006
Henüz tanışan birinden...
The Car Connection 'dan alıntı:
En iyi yeni seri üretim otomobil: Honda Fit
"Fit, günümüzün otomobil pazarıyla otomobilleri keşfettiğim yirmi yıl öncenin koşulları arasında çok güzel bir köprü kuruyor. Ucuz, esnek ve tutumlu bir model. Üç kapılı bir CRX versiyonunu yapmazlarsa çok şaşırırım."
-Marty Padgett
(Yaparlarsa da ben şaşırırım :)
En iyi yeni seri üretim otomobil: Honda Fit
"Fit, günümüzün otomobil pazarıyla otomobilleri keşfettiğim yirmi yıl öncenin koşulları arasında çok güzel bir köprü kuruyor. Ucuz, esnek ve tutumlu bir model. Üç kapılı bir CRX versiyonunu yapmazlarsa çok şaşırırım."
-Marty Padgett
(Yaparlarsa da ben şaşırırım :)
09 Ocak 2006
ABD, Fit'le tanıştı

Amerika'da önümüzdeki bahar aylarında satılacak olan ve 2007 model olarak duyurulan Honda Fit, biraz önce basına tanıtıldı: Kasa değişikliği yok. Honda Amerika, daha önce şöyle açıklamıştı: "Direksiyonun sadece sola geçmesinden çok daha büyük değişikliklere hazırlıklı olun!" Neye dayanarak bu kadar iddialı konuşabildiklerini anlamak zor. Bildiğimiz Fit/Jazz sadece bol makyajdan geçmiş, detayları resimlerde inceleyebilirsiniz.Fotoğraflardaki Fit, baz model gibi duruyor. Aynalarda sinyal yok, far yükseklik ayarı varsa da göremedim, ayrıca gösterge tablosu Comfort ve Elite'lerdeki gibi güzel değil, optitronik olduğundan da şüpheliyim. Öte yandan diğer ülkelerde üst modellerde rastlanan direksiyon üzerindeki radyo kumandaları (nedense soldan sağa alınmış) yerli yerinde. Ayrıca yeni alaşım jantları var. Bunların dışında müzik sistemi aydınlatması turuncu yerine mavi, düğmelerinden de ikisi tamamen değiştirilmiş. Resimde kesilmiş olsa da torpido gözü tarafında da ufak bir farklılık var. Farların içi gövde rengine boyanmış, ön ızgarada ufak bir değişiklik var, yine resimde görüldüğü kadarıyla ön tampon ve marşpiye (*) kısmında da tasarım farklılıkları bulunuyor. Yeni Fit'in üst modellerini ya da arkasını gösteren resimler bulur bulmaz günlüğe ekleyeceğim.
Basın bültenine göre ABD'de satılacak bütün Fit'ler 1.5 109 hp vtec motorlarla gelecekmiş. CVT - düz seçenekleri yine devam ediyor, Direksiyondan kumandalı vites özelliği yine var, ek olarak gövde altı kiti, geliştirilmiş 160 watt'lık ses sistemi de bütün modellerde iPod uyumlu.
Not: Fotoğraftaki Fit, en üst model olan Sport'muş. Aynalarda sinyal ya da far yükseklik ayarı gibi özelliklerin eksik olması çok şaşırtıcı.
Not 2: Honda'nın resmi duyurusunu buradan okuyabilir, ilk resimlere de buradan bakabilirsiniz (ingilizce sayfalar).
Not 3: Amerikan Fit, daha önce yazdığım gibi 9-12 bin değil, 13-14 bin dolardan satılacakmış. İlk ve hatalı çıkan bilginin kaynağı takip ettiğim çeşitli yabancı otomobil siteleriydi. Neticede Fit hala çok ucuz. En üst modeli 19 bin YTL'ye geliyor.
(*) Doğru yazılışı budur, bazı otomobil dergilerinde marşbiye, marşpiyel, marşipel gibi şekillerde yazılsa da kesinlikle ciddiye almayın: Onlar arkadan itişli diye bir kavram da uydurmuşlardı, düşünün ki oradaki "çekiş"i "itiş"in zıttı sanıyorlar!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
