Jazz'ın ne kadar sorunsuz olduğu bu günlüğü takip edenlerin çok iyi bildiği üzere sayısız araştırma ve anketle kanıtlanmış durumda. Bunu 53.000 km'ye yaklaşan kendi otomobilimde de görüyorum. Jazz'ımızı 12 Kasım 2004 tarihinde almıştık, yani üç yaşını geçenlerde doldurdu. Bu üç yıl içinde periyodik bakımlarını asla aksatmadım, arabam da karşılığını fazlasıyla verdi.
- Kasım 2004'ten bugüne kadar yaşadığım tek sorunun kornanın sesinin kısılması olduğunu yazmıştım. Şimdi de ikinci ve çok daha ufak bir sorunum var. Klima düğmesinin aydınlatmasını sağlayan ampul belli ki ömrünü doldurmuş (Klimayı çalıştırdığımda yanan mavi ışıktan değil, gece düğmeyi görmemize yarayan ve farları yaktığımızda çalışan soluk sarı ampülden bahsediyorum).
Servise uğrayıp değiştirilmesini istedim. Ancak düğmelerin bulunduğu konsol tek bir büyük parçadan oluşuyor ve sadece o ampulün değişmesi için bütün konsolun sökülmesi gerektiğinden birkaç saat alacağını söylediler. O kadar vaktim olmadığından başka sefere bırakmak üzere vazgeçtim. 50.000 bakımına girmeden önce gerçekleşmiş olsaydı iyi olurdu elbette. Şimdi düşünüyorum, bu kadar önemsiz bir aksaklık için arabayı satacağım ya da konsolu söktürmeyi gerektirecek daha ciddi bir sorun çıkana kadar dokunmayacağım. Onca düğme ve kablonun yanıp yanmadığını bile fark etmediğim bir ışık için yerinden oynatılması fikrine pek sıcak bakmıyorum da...
- Geçen hafta başka türlü bir sorunum daha oldu. Jazz'ın arka plakasının üstünde bulunan ve Honda logosunun yer aldığı plastik bölme, belli ki yüksekçe bir aracın çarpması yüzünden çatlamış. Neyse ki o plastik muhafazanın içinde bulunan silecek parçaları ya da plaka aydınlatmalarında bir sorun yok, ama görünüşü can sıkıcı. Klima düğmesi ampulü için servise gittiğimde bunu da sordum, ancak aldığım cevap iç karartıcıydı. Hasar çok küçük ama o parçanın sigortadan değiştirilmesi için beyanda bulunduktan sonra eksper gelmeden hiçbir şey yapılamıyor. Bu da ufacık bir tamirat için arabanın bir hafta yatması anlamına geliyor. Beyanımı verdikten sonra arabayı alayım, eksper geldiğinde haber verin getireyim dedim, doğal olarak kabul etmediler. Eşimin ailesi Bahçelievler'de, benim ailem Kozyatağı'nda oturuyor; otomobilsiz bir haftasonu kızımızın sırt çantası ve pusetiyle büyük bir işkence ve masrafa dönüşebilir. O kadar uzun süre arabasız kalma imkanımız olmadığından belki ampul değişimiyle birlikte plastik kapağın tamirini de arabayı satacağım güne kadar bekletirim.
İkisi de çok önemsiz sorunlar, zaten ikincisi de dikkatsiz (ve not bırakmamasına bakılırsa saygısız) bir şoförün sebep olduğu ufak bir hasar.
Ampulün ömrünün bitmesi sorundan sayılmaz ama korna arızası kendini yalnız hissetmesin diye listeme onu da ekliyorum. Sonuçta 53.000 km'de sadece korna bozuldu ve bir de ampul söndü.
- Tüketim? Kış lastiklerine, bu aralar sürekli dur kalkla ilerlediğim yoğun trafiğe ve camlarda buğu olmaması için kışın da sürekli klima kullanma huyuma rağmen... Bu sabah daha benzin uyarı ışığı yanmamıştı ve 32 litreden az benzinle 530 km yapmıştım.
- Son olarak, Otohaber dergisi'nin 26 Kasım - 2 Aralık 2007 sayısını almanızı tavsiye edeceğim. "Tüketici ne kadar memnun?" başlıklı haberinde Neşet Tosun, uzun zamandır merak ettiğimiz ama üşenip de araştırmadığımız kimi detaylar sunmuş. Şikayetvar ve Şikayetim sitelerinde kayıtlı sorunları otomobil markalarına ve çözüm oranına göre sıralamış, ayrıca konunun uzmanlarından da önemli görüşler almış.
sorun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sorun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2007
08 Ocak 2007
40.000 bakımı yaklaşırken
Giriş notu: Aslında arabamı 38 bin km'de bakıma bırakacağım; yazın uzun yol öncesi 28 bin km'deyken bakıma vermiştim de, 10 bin km'yi de geçirmek istemiyorum. Diğer ülkelerde Jazz için bu periyod 15 ya da 20 bin km ama İstanbul'daki hava kirliliği ve dip dibe trafik, hava filtresini daha 6-7 bin km'de katranla kaplanmışa çeviriyor.
Dünyadan Jazz/Fit haberlerini verip duruyorum ama kendi arabamdan bahsetmez oldum. Yazdıklarımın çoğu tüketimle ilgiliydi, Jazz'ım da hâlâ son derece düşük yakıyor. Yeni yeni bir iki ufak sorun çıktı da yazacak bir şeyler buldum:
1- Egzoz delinmiş olabilir, sadece 2000 devirde klasik patlak egzoz sesinin çok daha hafifini duyuyorum, devirlenirken ya da yavaşlarken 2000'den geçiş sırasında kısa ve düşük bir "fövvv" sesi geliyor :)
2- Sol ön cam kapanırken son 2 cm'ye geldiğinde zorlanmaya başladı. Bütün yolu normal hızıyla geliyor, kapanırken biraz yavaşlıyor.
3- Uzun zaman önce sol ön camdan gelen ve serviste çabucak halledilip bir daha tekrarlanmayan hafif bir tıkırtı vardı, şimdi aynı tıkırtıyı sağ ön cam açıkken duyuyorum.
4- Arka ve ön sağ sileceklerimin lastikleri 2 sene sonunda havlu attı, ikisinde de 2'şer cm'lik bir parça artık görevini yapamaz hale geldi. Eğer bulabilseydim Bauhaus veya CMS'den soğukta - buzda kolay kolay bozulmayan, daha kaliteli lastikler alacaktım fakat Jazz'ın silecek ebatlarına uygun lastikler bulamadım.
Hepsi bu kadar, yani yine ciddi bir sorun yok.
Son ayların tüketim raporunu da vereyim:
Kış lastiklerini 2-3 ay önce ilk taktırdığımda, havanın aşırı soğukluğundan ya da lastikler yüzünden tüketimim arttı ve şehir içi trafiğinde 7 küsur lt / 100 km ortalamaya kadar yükseldi. Ancak aradan iki hafta geçtiğinde tekrar 6,2 lt / 100 km'ye geriledi ve orada kaldı. Yol koşullarından da bahsetmem gerekiyor... Evde bebek bakma günleri bitti, üç aydır Taksim'de bir ajansta çalışıyorum ve 2 - 3 senelik bir aradan sonra tekrar sabah-akşam yoğun trafikle iç içeyim.
Ataşehir - Taksim - Ataşehir yolu, Boğaz Köprüsü'nü kullanırsam 46, sadece gidiş yönünde Fatih Köprüsü'nü kullanırsam 52 km... Sabah trafiği çok daha akıcı olduğu için Fatih Köprüsü'nü tercih ediyorum.
Boğaz Köprüsü trafiği saat 06:30'dan itibaren çok yoğun oluyor ve dur-kalklarla geçiyor. Bahsettiğim 6,2 lt/100 km ortalama, bu yolun gidiş gelişinin sonucu, bazen 7'ye kadar çıktığı da oluyor. Fatih Köprüsü, aynı saatte yola çıktığımda çok daha akıcı oluyor ve ister Baltalimanı'ndan Boğaz keyfi yaparak, ister daha çabuk olması için Barbaros Bulvarı'ndan inerek, ama illa ki 5-5,5 litre ortalama ve toplamda daha düşük bir benzin tüketimiyle işe varıyorum.
Neticede bir günde harcadığım benzin kabaca 6 litre ve 50 km'den alırsam 3 litreyi geçmiyor. Jazz az yakıyor, iyi güzel de bunun ayda 130 YTL otopark aboneliği ve günde 3,2 YTL OGS ücreti var. 3,2 x 24=76,8 YTL eder, 130 YTL daha 206,8 YTL, 3 litre x 24= 72 litre aylık benzin tüketimi, o da 200 YTL ediyor, toplamda 407 YTL bir yol masrafım var.
Yine de aynı işyerinde çalışan ve benzer mesafeyi özel otomobilleriyle alan arkadaşlarımın durumuna bakınca şükrediyorum. Volvo'lu bir iş arkadaşımın aylık benzin masrafı 600 YTL'yi geçiyor!
Geçen haftaki otomobil dergilerinden birinde bir okur mektubu dikkatimi çekti. Mektubu gönderen şahsın 1.4 ya da 1.6 Corsa'sı varmış (başlıkta farklı, metinde farklı basılmış) ve şehir içinde 14-15 litre / 100 km yakıyormuş. Okur mektuplarını yanıtlayan uzman da (muhtemelen Onno Usta) cevap olarak bu tüketimin şehir içinde normal olduğunu, Corsa'nın o modelinin zaten şehir içi 10 lt / 100 km fabrika değeri bulunduğunu yazmış.
Bu kadar parayı otomobile yatırmadan önce biraz araştırma yapmak lazım diye iki yıldır boşuna yazmıyorum.
Dünyadan Jazz/Fit haberlerini verip duruyorum ama kendi arabamdan bahsetmez oldum. Yazdıklarımın çoğu tüketimle ilgiliydi, Jazz'ım da hâlâ son derece düşük yakıyor. Yeni yeni bir iki ufak sorun çıktı da yazacak bir şeyler buldum:
1- Egzoz delinmiş olabilir, sadece 2000 devirde klasik patlak egzoz sesinin çok daha hafifini duyuyorum, devirlenirken ya da yavaşlarken 2000'den geçiş sırasında kısa ve düşük bir "fövvv" sesi geliyor :)
2- Sol ön cam kapanırken son 2 cm'ye geldiğinde zorlanmaya başladı. Bütün yolu normal hızıyla geliyor, kapanırken biraz yavaşlıyor.
3- Uzun zaman önce sol ön camdan gelen ve serviste çabucak halledilip bir daha tekrarlanmayan hafif bir tıkırtı vardı, şimdi aynı tıkırtıyı sağ ön cam açıkken duyuyorum.
4- Arka ve ön sağ sileceklerimin lastikleri 2 sene sonunda havlu attı, ikisinde de 2'şer cm'lik bir parça artık görevini yapamaz hale geldi. Eğer bulabilseydim Bauhaus veya CMS'den soğukta - buzda kolay kolay bozulmayan, daha kaliteli lastikler alacaktım fakat Jazz'ın silecek ebatlarına uygun lastikler bulamadım.
Hepsi bu kadar, yani yine ciddi bir sorun yok.
Son ayların tüketim raporunu da vereyim:
Kış lastiklerini 2-3 ay önce ilk taktırdığımda, havanın aşırı soğukluğundan ya da lastikler yüzünden tüketimim arttı ve şehir içi trafiğinde 7 küsur lt / 100 km ortalamaya kadar yükseldi. Ancak aradan iki hafta geçtiğinde tekrar 6,2 lt / 100 km'ye geriledi ve orada kaldı. Yol koşullarından da bahsetmem gerekiyor... Evde bebek bakma günleri bitti, üç aydır Taksim'de bir ajansta çalışıyorum ve 2 - 3 senelik bir aradan sonra tekrar sabah-akşam yoğun trafikle iç içeyim.
Ataşehir - Taksim - Ataşehir yolu, Boğaz Köprüsü'nü kullanırsam 46, sadece gidiş yönünde Fatih Köprüsü'nü kullanırsam 52 km... Sabah trafiği çok daha akıcı olduğu için Fatih Köprüsü'nü tercih ediyorum.
Boğaz Köprüsü trafiği saat 06:30'dan itibaren çok yoğun oluyor ve dur-kalklarla geçiyor. Bahsettiğim 6,2 lt/100 km ortalama, bu yolun gidiş gelişinin sonucu, bazen 7'ye kadar çıktığı da oluyor. Fatih Köprüsü, aynı saatte yola çıktığımda çok daha akıcı oluyor ve ister Baltalimanı'ndan Boğaz keyfi yaparak, ister daha çabuk olması için Barbaros Bulvarı'ndan inerek, ama illa ki 5-5,5 litre ortalama ve toplamda daha düşük bir benzin tüketimiyle işe varıyorum.
Neticede bir günde harcadığım benzin kabaca 6 litre ve 50 km'den alırsam 3 litreyi geçmiyor. Jazz az yakıyor, iyi güzel de bunun ayda 130 YTL otopark aboneliği ve günde 3,2 YTL OGS ücreti var. 3,2 x 24=76,8 YTL eder, 130 YTL daha 206,8 YTL, 3 litre x 24= 72 litre aylık benzin tüketimi, o da 200 YTL ediyor, toplamda 407 YTL bir yol masrafım var.
Yine de aynı işyerinde çalışan ve benzer mesafeyi özel otomobilleriyle alan arkadaşlarımın durumuna bakınca şükrediyorum. Volvo'lu bir iş arkadaşımın aylık benzin masrafı 600 YTL'yi geçiyor!
Geçen haftaki otomobil dergilerinden birinde bir okur mektubu dikkatimi çekti. Mektubu gönderen şahsın 1.4 ya da 1.6 Corsa'sı varmış (başlıkta farklı, metinde farklı basılmış) ve şehir içinde 14-15 litre / 100 km yakıyormuş. Okur mektuplarını yanıtlayan uzman da (muhtemelen Onno Usta) cevap olarak bu tüketimin şehir içinde normal olduğunu, Corsa'nın o modelinin zaten şehir içi 10 lt / 100 km fabrika değeri bulunduğunu yazmış.
Bu kadar parayı otomobile yatırmadan önce biraz araştırma yapmak lazım diye iki yıldır boşuna yazmıyorum.
Etiketler:
aylık gider,
periyodik bakım,
servis,
sorun,
şikayet,
tüketim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)