08 Ocak 2007

40.000 bakımı yaklaşırken

Giriş notu: Aslında arabamı 38 bin km'de bakıma bırakacağım; yazın uzun yol öncesi 28 bin km'deyken bakıma vermiştim de, 10 bin km'yi de geçirmek istemiyorum. Diğer ülkelerde Jazz için bu periyod 15 ya da 20 bin km ama İstanbul'daki hava kirliliği ve dip dibe trafik, hava filtresini daha 6-7 bin km'de katranla kaplanmışa çeviriyor.

Dünyadan Jazz/Fit haberlerini verip duruyorum ama kendi arabamdan bahsetmez oldum. Yazdıklarımın çoğu tüketimle ilgiliydi, Jazz'ım da hâlâ son derece düşük yakıyor. Yeni yeni bir iki ufak sorun çıktı da yazacak bir şeyler buldum:

1- Egzoz delinmiş olabilir, sadece 2000 devirde klasik patlak egzoz sesinin çok daha hafifini duyuyorum, devirlenirken ya da yavaşlarken 2000'den geçiş sırasında kısa ve düşük bir "fövvv" sesi geliyor :)

2- Sol ön cam kapanırken son 2 cm'ye geldiğinde zorlanmaya başladı. Bütün yolu normal hızıyla geliyor, kapanırken biraz yavaşlıyor.

3- Uzun zaman önce sol ön camdan gelen ve serviste çabucak halledilip bir daha tekrarlanmayan hafif bir tıkırtı vardı, şimdi aynı tıkırtıyı sağ ön cam açıkken duyuyorum.

4- Arka ve ön sağ sileceklerimin lastikleri 2 sene sonunda havlu attı, ikisinde de 2'şer cm'lik bir parça artık görevini yapamaz hale geldi. Eğer bulabilseydim Bauhaus veya CMS'den soğukta - buzda kolay kolay bozulmayan, daha kaliteli lastikler alacaktım fakat Jazz'ın silecek ebatlarına uygun lastikler bulamadım.

Hepsi bu kadar, yani yine ciddi bir sorun yok.

Son ayların tüketim raporunu da vereyim:

Kış lastiklerini 2-3 ay önce ilk taktırdığımda, havanın aşırı soğukluğundan ya da lastikler yüzünden tüketimim arttı ve şehir içi trafiğinde 7 küsur lt / 100 km ortalamaya kadar yükseldi. Ancak aradan iki hafta geçtiğinde tekrar 6,2 lt / 100 km'ye geriledi ve orada kaldı. Yol koşullarından da bahsetmem gerekiyor... E
vde bebek bakma günleri bitti, üç aydır Taksim'de bir ajansta çalışıyorum ve 2 - 3 senelik bir aradan sonra tekrar sabah-akşam yoğun trafikle iç içeyim.

Ataşehir - Taksim - Ataşehir yolu, Boğaz Köprüsü'nü kullanırsam 46, sadece gidiş yönünde Fatih Köprüsü'nü kullanırsam 52 km... Sabah trafiği çok daha akıcı olduğu için Fatih Köprüsü'nü tercih ediyorum.

Boğaz Köprüsü trafiği saat 06:30'dan itibaren çok yoğun oluyor ve dur-kalklarla geçiyor. Bahsettiğim 6,2 lt/100 km ortalama, bu yolun gidiş gelişinin sonucu, bazen 7'ye kadar çıktığı da oluyor. Fatih Köprüsü, aynı saatte yola çıktığımda çok daha akıcı oluyor ve ister Baltalimanı'ndan Boğaz keyfi yaparak, ister daha çabuk olması için Barbaros Bulvarı'ndan inerek, ama illa ki 5-5,5 litre ortalama ve toplamda daha düşük bir benzin tüketimiyle işe varıyorum.

Neticede bir günde harcadığım benzin kabaca 6 litre ve 50 km'den alırsam 3 litreyi geçmiyor. Jazz az yakıyor, iyi güzel de bunun ayda 130 YTL otopark aboneliği ve günde 3,2 YTL OGS ücreti var. 3,2 x 24=76,8 YTL eder, 130 YTL daha 206,8 YTL, 3 litre x 24= 72 litre aylık benzin tüketimi, o da 200 YTL ediyor, toplamda 407 YTL bir yol masrafım var.

Yine de aynı işyerinde çalışan ve benzer mesafeyi özel otomobilleriyle alan arkadaşlarımın durumuna bakınca şükrediyorum. Volvo'lu bir iş arkadaşımın aylık benzin masrafı 600 YTL'yi geçiyor!

Geçen haftaki otomobil dergilerinden birinde bir okur mektubu dikkatimi çekti. Mektubu gönderen şahsın 1.4 ya da 1.6 Corsa'sı varmış (başlıkta farklı, metinde farklı basılmış) ve şehir içinde 14-15 litre / 100 km yakıyormuş. Okur mektuplarını yanıtlayan uzman da
(muhtemelen Onno Usta) cevap olarak bu tüketimin şehir içinde normal olduğunu, Corsa'nın o modelinin zaten şehir içi 10 lt / 100 km fabrika değeri bulunduğunu yazmış.

Bu kadar parayı otomobile yatırmadan önce biraz araştırma yapmak lazım diye iki yıldır boşuna yazmıyorum.

11 yorum:

gökçe aydın dedi ki...

Aylık yol masrafım 50 YTL, aylık akbil sağolsun, üstelik nereden nereye gidersem gideyim geçerli bu. İstanbul'da toplu taşıma kullanmaya fiziksel gücüm yettiğince otomobil almama kararım böylece pekişiyor yavaştan:)

Bizim (artık benim için Ankara'da kalmış olan) Honda Civic'te de böyle işçilik kusurlarından kaynaklı sorunlar çıkıyor arada. Çok fazla üzerinde durmuyorum. Sınıfındaki rakiplerine göre daha performanslı, daha az yakan, daha büyük, daha geniş, daha donanımlı, çok daha şık iç ve dış tasarımlı ve genel olarak daha kaliteli olan bütün bunlara rağmen daha ucuz olan bir otomobilden söz ediyoruz, o kadar kusur kadı kızında da olur deyip geçiyorum.

Barış Purut dedi ki...

Arabasızken işten dönüşüm 1,5 - 2 saati buluyor. Arabayla yoğun trafiklerde bile 40 dakikada eve varıyor, karımla kızımı 1 saat daha fazla görüyor, onlarla yemeğe oturabiliyorum. Master Card reklamlarındaki gibi, fazladan bir saat ev huzuru yaşayabilmek? Paha biçilmez! :)

cemyarar dedi ki...

Gökçe Bey, ben de araba almadan önce otobüsle/dolmuşla işe gidip gelmek varken ne diye araba alayım ki falan dedim ama sonra baktım yaş 30 sınırını geçti, "ee şimdi değilse ne zaman" deyip kredili falan aldım 2. el bir Jazz'ı!

Bu arada Barış senden 7 lt/100 km'lik ortalamaları duymak ne kadar sevindirici. Evet sevindirici , zira bir araba bu kadar mı şerbetli olur be kardeşim diye diye dilimizde tüy bitmişti
!
Şaka bir yana, Jazzımla ilk kez bayramda uzun yola çıkarak Ankara'dan Antalya'ya gittim. Ortalama tüketim bütün 80-90 civarı manuel cruse kontrol denemelerime rağmen 5,8 civarında gerçekleşti. Corsa'nın "normal" 10lt'lik ortalamalarını gördükten sonra, Jazz'ım yanaklarından öpesim gelmiyor değil hani :)

Adsız dedi ki...

Cem, arada trafik yoğunluğunda 7 litreye de çıktığı oluyor ama bir depoyu bitirdiğimde göstergede yazan ortalama 6,2 oluyor. Tabii göstergenin sürekli o ana kadar tüketilenin ortalamasını yansıttığını unutmamalı. Aslında bir depoyu tükettiğim bu süreç içinde anlık olarak 3 lt/100 km yaktığım da, 20 lt/100 km yaktığım da oluyordur. Hangisinin çoğunlukta olduğu önemli. Sanırım en sıkışık trafikte yokuş yukarı dur kalklarla çıktığım Barbaros Bulvarı'nda 9-10 litreye çıkıyordur, eve varmak için girdiğim TEM yolunda da sabit 80-90 km hızda 3-4 litre arasında oynuyordur. Sonuçta öyle ya da böyle bir kere depoyu dolduruyorum ve çılgın istanbul trafiğinde 500 km yaptığımda kırmızı ışık daha yanmamış oluyor. 30 litrenin belki biraz üzerinde bir benzinle işe on gidiş geliş yapıyorum yani...

Ahmet Aksoy dedi ki...

Barış Bey selam,

Araba kullanımı konusundaki düşüncelerinize tamamen katılıyorum. Ben Levazım Mahallesinde çalışıp Yenileventte oturuyorum. Gidiş dönüş 11 km. Yani hadi soğuk motor, trafik 1 litre benzin yakayım. Yani yaklaşık 3 YTL. Arabasız gidersem 3 vasıta değiştirmek zorunda kalıyorum. Önce 1,25 YTL 4.Levent Metroya ulaşmak için. 1,1 YTL Metro ücreti. Bir 1,25 YTL daha işyerine ulaşmak için. Etti mi 3,6 YTL. Bir de dönüşü var. Toplam 7,2 YTL. Vergisi, Kaskosu, bakımı bile katsanız, bu rakama belki anca ulaşırsınız. Ama, en önemlisi araba ile 10 - 15 dakika, arabasız 50 - 70 dakika sürüyor. Sabahları ve akşamları 1 saatimi yollarda geçirmek yerine kızımla geçiriyorum ki, bu da, dediğiniz gibi, herşeyden önemli. Bu ülkede toplu taşıma maalesef pahalı.

Aracınızdaki sorunların aynısı bire bir benim Jazzda da var.

Sağlıcakla kalın.

Gökçe Aydın dedi ki...

Ahmet Bey toplu taşıma kullanımı konusunda eksik bilgi sahibisiniz. Aylık akbil denen birşey var, bununla 1 aylık toplam yolculuklarınız 100 YTL'ye malolacaktır. Otomobil ile bu rakama düşebilmeniz mümkün değil.

Ama tek tercih ucuzluk olmaz tabii, ona katılıyorum.

Adsız dedi ki...

Güneşlide çalışıyorum,Maltepe yaşıyorum.Ortalama hergün 52 km. yol gidiyorum.Trafiğin durumu da malum.2005 model Elite düz vites Jazz sahibiyim.Açıkcası şu ana kadar 6.9lt altını gördüğümü hatırlamıyorum yoğun trafikte.Gerçi trafik açık olduğunda bile 6.2lt en fazla iniyor.Ben JAZZ'ın kaliteli bir araç olduğu konusunda şüphelerim var.2 yıldır benimle olan araçtan komik komik hatalar alıyorum ve servisin genelde birşeyleri çabalamasından çok,sürekli değişim yoluna gidiyor olması da ayrı bir ciddiyetsizlik gibime geliyor.Bu 3. markam ve Honda alırken özellikle Amerika'da yaşadığım yıllardaki geniş motorlu araç kullanımın ne olduğunu bilmemden dolayı akmayan şehir trafiğinde en iyisi cebime katkısı olsun diye Jazz aldım ama açıkcası o özelliğini henüz göremedim.Bu arada bakımlarını hep yetkili servislerde yaptırıyorum.Yani ben sizin kadar nedense umutlu ve mutlu değilim ilginç.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
Aracıma 40000 bakımını dün yaptırdım. İlk önce bana 300 küsur lira masraf çıkardılar. Şanzıman yağı yeni değişti dedim (35000 km' de şanzıman yağı gitti) olsun 40 binde standart bunlar dediler. Pakette ne var dedim. Bujileri söylerlerken onlarda yeni değişti dedim. Baktım bana yine inceden şişiriyorlar fiyatı söyleyin bir kuruş fazlasını vermem eğer fiyat çok gelirse sanayiye gideceğim yeter artık dedim. Sıfır aldığımız 40.000 km'deki jazz'a 3yılda 4000 TL civarı servis parası vs ödedik bu nedir. Sözde honda sağlammış ben zaten 100000 km görmeden aracımı satıyorum. Bir daha Hondamı tövbe. Reno periyodik bakımları 15000 km de bir istiyor. Bu arada CRV ile Jazz'ın 10.000 km'de bir bakım masrafları aynı. Biri 30.000 TL diğeri 80.000. Honda alacaklar bunları iyi düşünsün. Ya da sanayide usta aramaya devam.

Barış Purut dedi ki...

Öncelikle geçmiş olsun. Aracınızdaki sorunları biraz açabilir misiniz? Honda için gerçekten çok istisnai bir durum çünkü. 3 yılda 4000 tl servis parası nasıl oldu peki? sadece periyodik bakımlara girseniz 4 bakım eder, bunların da servisine göre toplamda en fazla 1500 tl civarında tutması gerekir. Genelde ucuz bakım 120-200, pahalı bakım 250-500 arasında oynuyor.

nasilolmus dedi ki...

başka bir forum sitesinde 40.ooo bakıma 1250 fiyat ödediklerinden bahsediyorlar. sizim 550 tl fiyat biçmeniz cok iyimser geldi bana..

Barış Purut dedi ki...

nasilolmus: yeni nesil jazz'da bile 40.000 bakimina sadece 400 tl kadar odedim. Bu fiyata yenilettigim silecekler de dahil. Bahsettiginiz 1250 tl kesinlikle normal bir fiyat degil, bu fiyatin icinde muhakkak ekstralar vardir. Arkadasiniz faturasindaki masraflari kalem kalem yazabilirse ve bu listeyi bizimle paylasirsaniz sevinirim.