06 Ağustos 2007

Küçük bir şok

Ne yazık ki fotoğraflama imkanım yoktu, ama son yıllarda gördüğüm en komik manzaralardan biriyle bu haftasonu Bahçelievler'de karşılaştım. Kırmızı ışıkta beklerken dikkatimi çekti. Bir Jazz'ın bagaj kapağı ardına kadar açıktı; büyük ve tamamen yukarı kalkan bagaj kapağıyla, trafikte pupa yelken ilerleyen bir tekne gibi duruyordu. "Bu arabanın bagajı neden açık?" diye meraklanıp yanına kadar ilerledim. İlerlemez olaydım!

Sahibi Jazz'ın koltuklarının neler yapabildiğini bilmiyor olmalı ki, 1-1,5 metrelik bir yük taşımak için Jazz'ın bagaj kapağını havaya dikmişti. Yük de arabadan dışarı sarkıyordu. Bu arabaya buzdolabı, bisiklet, küvet, çamaşır makinesi sığsın, ufacık bir kutu için bu kadar eziyete gir. O koltukları yatırıp arabayı ufak bir ticari taşıta dönüştürmek 2-3 saniyenizi alıyor ve yapılacak işlem de kapı açmak kadar kolay. Arka koltuk
(dört boyutlu evren modeli gibi) aynı anda kendi kendinin üstüne ve içine katlanarak zeminde yok oluyor :)

Böyle insanların Jazz'larını ellerinden alıp değerini bilecek insanlara vermek lazım diye düşündüm. Bu arkadaşımızın bagaj kapağı havada gitmek için Jazz'a ihtiyacı yok ki, bunu sıradan bir hatchback ya da sedanla da yapabilirdi!

10 yorum:

gökçe aydın dedi ki...

Hahahahaha neden olmasın? Ferrari arabaya tüp taktıran birinin elinden almıştı arabasını, Honda da aynısı yapabilir pekala!

alper dedi ki...

barış bey, konu ile biraz alakasız ama hondanın 6 yıl garantisi hakkında ne düşünüyorsunuz? bunlar neleri kapsıyor? bir satış tekniği mi sözkonusu? teşekkürler

Barış Purut dedi ki...

Üç yıldır otomobili hiç sorun çıkarmamış bir adam olarak normal görüyorum, yani eğer Türkiye'de satılan diğer Honda modellerinin çoğunluğu da böyleyse... Bu garantinin tam olarak neleri kapsadığı ya da 3 yıllıktan bir farkı olup olmadığı konusunda bilgili değilim ama öğrenip yine buraya yorum olarak eklerim.

Kullandığım otomobilimin garanti süresi dolmuş olsun veya olmasın daima yetkili servise götürürüm. Ben zaten bunu yapıyorken bir de çıkacak arızaları ücretsiz gideriyorlarsa ne ala. Muhtemelen bu altı yılın ikinci yarısında sistemi amorti edebilmek amacıyla servis ücretleri artıyordur (öğrenmek lazım), ama uzun süreli garanti veren firmalarda hep öyledir zaten. Diyelim ki bir CVT arızası çıktı ve şanzıman değişecek(çok çok nadir de olsa başına gelen duydum), mesela Güney Asya'da CVT'nin yenilenmesi Jazz'ın ikinci el fiyatına yakın bir yükseklikte, motor kadar pahalı. Dolayısıyla ithal bir otomobilde, hele üçüncü parti parçaları bulunamayacak ve orijinaline mahkum olunan türden bir otomobilde uzun garanti süresi verilmesi bence çok olumlu. Satış ya da pazarlama taktiği olduğu tabi ki doğrudur ama bu yanlış bir şey olduğu anlamına gelmiyor. Neticede Jazz'ın iç hacminin genişliği ya da düşük yakması vs. sadece mühendislik kararları değil, aynı zamanda da başarılı birer pazarlama taktiğidir.

2-3 sene kullandıktan sonra arabasını değiştiren çok insan var. Garantisinin hala devam ediyor olması satan için de, ikinci el alan için de çok olumlu bir şey. Ya da bu sayede aynı arabayı daha uzun süre ve güvenle kullananlar olacaktır. İkinci el değerini yükseltir mi bilmem, Türkiye'de arabayı altınla kaplamış olsanız bile ikinci el değeri bir kuruş değişmiyor :)

Benim için uzun garanti süresi öncelikli bir tercih sebebidir kısacası.

gökçe aydın dedi ki...

Yalnız bu uzun süreli garantiler için bazen otomobilin ilk sahibinde kalması gibi bir şart da koşuyorlar. Araştırıp öğrenmek lazım.

Adsız dedi ki...

sayın purut
eşimi jazz almaya bir türlü ikna edemiyorum.servisi parçası pahalı diyor.altından kalkamayız diyor.aslında ikimiz de memuruz(öğretmeniz). acaba gerçekten haklı olabilir mi? yani bu jazzın 10bin, 20bin servisleri ... vs. kaça patlıyor? sayenizde bilgilenebilir miyiz? şimdiden teşekkürler saygılar...

Barış Purut dedi ki...

Merhaba,

Jazz aslında giderleri düşük bir otomobil. Aldığımdan beri hiç sorun çıkarmadığı için standart servis ücretinin dışında tek bir kuruş ödemedim. Ama arıza çıkarmış olsaydı ve garantisi karşılamasaydı eminim parçaları pahalıya gelirdi.

Otomobilin servis ücretleri şöyle: her 10.000 km'de ardışık olarak bir ucuz, bir de pahalı bakım. Ucuz olanı servisine göre 100-200 YTL, pahalı olanı da 200-400 YTL arasında değişmekte. Kendi otomobilim 32 ayda 48.000 km'ye dayandı, dolayısıyla şimdiye kadar 4 kere servise girdim. Üç senede otomobilin servisine ödediğim toplam tutar 1000 YTL civarındadır. Bundan önce kullandığımız otomobillerin servislerine sadece bir senede bundan fazlasını veriyorduk çünkü sürekli sorun çıkarıyorlardı.

Bence jazzcikardesler.com sitesine üye olup oradaki diğer üyelerin servis tecrübelerini öğrenin. Benim dediğimi destekleyenler olacağı otomobilin çıkardığı sorunlardan şikayet eden bazı üyeleri de bulabilirsiniz. Her açıdan sağlıklı bir bilgi edinme olanağınız olur.

Ancak şunu da iyi bilmek lazım. İster Jazz olsun, ister Corsa, ister Seat Ibiza fark etmez, her ithal otomobil olası bir risk taşır. Diyelim ki bir kaza yaptınız. Hasarı sigorta öder ödemesine de, değiştirilmesi gereken parçalar ola ki depoda yoksa bir - iki hafta, hatta bazı durumlarda bir aya varan bir süre bekleyebilirsiniz. Ama dediğim gibi bu ne Honda, ne de Jazz'a özgü bir durum. İthallerin hepsinin ortak riski.

Yeni ya da eski Corolla ya da Civic Sedan gibi Türkiye'de üretilen otomobiller ise bu açıdan sorunsuz sayılır. Özellikle Toyota'ların servis giderlerinin Honda'lardan daha düşük olduğunu da hatırlatmak isterim.

Giderleri Honda ya da Toyota'dan daha düşük olan markalar (Citroen gibi mesela) bulunabilir ama şunu da unutmayın, diğer hiçbir marka bu ikisi kadar sağlam ve sorunsuz otomobiller üretemiyor ve dolayısıyla otomobilleri yine pahalıya geliyor.

Ayrıca Jazz kadar geniş olmasa da Yaris dizel gibi gayet kaliteli ve düşük giderli seçenekleri de gözden geçirin. 10 ve 20 bin gibi servisleri sormanızdan yola çıkarak sıfır otomobil düşündüğünüzü varsayıyorum; Jazz'ın fiyat aralığı olan 25-30 bin YTL ve altında çok alternatif var. Mutlaka onları da inceleyin. Ben tercihimi Jazz'dan yana kullandım ve çok memnun kaldım. Ama bu başka bir otomobille de çok mutlu olamayacağınız anlamına gelmez. Bence Jazz'a ayıracak bütçesi olan herkes (geniş hacim de şartsa) Nissan Note ve Skoda Roomster seçeneklerini de gözden geçirmeli.

Alper dedi ki...

barış bey,
honda 2008 model anonsunun yapmış görünüyor;
http://automobiles.honda.com/fit/
kasada değişiklik yok.
ne düşünüyorsunuz?

Barış Purut dedi ki...

Alper bey, bu Honda Amerika'nın sitesi. Dünyada 2001'den beri satılan Jazz/Fit, orada sadece Nisan 2006'dan beri satılmakta. Fit orada o kadar başarılı ki, galerilere gelen her araç anında satılıyor ve talebe yetişemiyorlar. Amerika'nın şu anda Prius'tan sonra ikinci sırada en çok satan otomobili Fit.

Durum böyleyken eldeki kasayı görütebildikleri kadar götürürler. Üzerine bu kadar reklam masrafı yapılmış ve bu kadar tutulmuş bir otomobili daha tazeyken ve inanılmaz derecede satıyorken değiştirmeleri saçma olur.

Ben kendi tahminlerimi değil, Honda'nın başkanı Takeo Fukui'Nin açıklamalarını yazıyorum: 2007 Ekim'inde Tokyo'da duyurulacak, Yakın bir gelecekte eninde sonunda Türkiye'de de satışa sunulacak yenilenmiş bir Jazz geliyor. Tasarımı da Civic HB'nin yaratıcısı Toshiyuki Okumoto'ya ait. Farklı motorlarla daha geniş ve daha uzun bir kasa zaten duyuruldu.

Yeni Jazz duyurulur duyurulmaz haberi ilk olarak Honda Japonya'nın sitesinde çıkacak. Amerikan sitede çıkabilir de, çıkmayabilir de. Honda Amerika'da bu kasayı üretmek için daha yeni fabrika kurdu, yeni kasa ABD'ye gelse bile bunun satışına yine devam ederler.

Son olarak şunu da ekleyeyim, yabancı otomobillerin yeni kasaları ABD'ye çok geç giriyor. Mesela Golf bizde yenileneli kaç sene oldu, orada daha yeni tanışıyorlar. Otomobiller Avrupa'da iyice başarı göstermeden Amerika'da satılmıyor. Bu, yeni kıtada daha az reklam masrafı anlamına da geliyor. Örneğin Jazz Amerika'ya gelmeden önce 2-3 senedir bu bize ne zaman gelecek diye bekleyen hastaları vardı...

Adsız dedi ki...

Barış Bey,sizin savınıza bir destekte benden ABD'de Türkiye'de iki yılı aşkın bir süredir satılan -artık yeni diyemiyeceğim- Focus değil bizde de yer alan bir önceki Focus kasası satılıyor.Sanırım ABD'ye girmesi için kendini ispatlaması gerekiyor.Tabii bu örnek yeni Jazz'ın bir an önce, iyi bir motor ve donanımla Türkiye'ye gelme kaygılarını gidermiyor.Hepimiz sabırla bekliyoruz.Teşekkürlerimle. Yusuf ÇEVİK

gökçe aydın dedi ki...

Barış Bey, ben garanti süresi dolmuş bir otomobili de yetkili servise götürmek gerektiği konusunda size tam olarak katılamıyorum. Çünkü değişmez bir gerçek vardır : Bütün yetkili servisler kazıkçıdır. Örneğin otomobilinizin sileceği bozuldu. Servise götürürseniz bunu asla tamir etmezler. Mesela arıza silecek motorundan kaynaklıysa komple silecek motorunu değiştirirler ve 200 YTL'nizi (rakamı sallıyorum ama) alırlar. Ama bunu sanayideki bir ustaya götürseniz 10 YTL'ye tamir ettirebilirsiniz. Ve gayet de sorunsuz çalışan bir sileceğiniz olur. Ford Focus'u geri manevra yaparken görmediğim bir duvar çıkıntısına çarptım ve stop farını kırdım. Sanayideki bir usta komple çıkma stop farı buldu ve serviste istenen paranın beşte birine hallettirdim sorunu. Ne görünüşte ne de işlevde en ufak bir farklılık ya da şikayet olmadı.

Barış Bey, sanayide dükkan açmış ustaları asla küçümsemeyin. Çoğunluğu yetkili servislerden ayrılmıştır. Yani başka bir deyişle, acemilik dönemini yetkili serviste geçirmiş ve bizlerin arabalarını bozarak tecrübe kazanmıştır. Adamakıllı ustalaşınca da artık servisin vereceği maaşla yetinmek istemediğinden kendi dükkanını açmıştır. Bu fenomen öyle bilinen bir fenomendir ki "ustanın iyisi serviste çalışmaz" şeklinde neredeyse atasözü halini almıştır. Ve bu tip ustalar, otomobillerimize yetkili servislerden çok daha iyi ve ucuza bakabilirler.