03 Ağustos 2006

Jazz, yine "en güvenilir"

Reuters kaynaklı haberden özet:

Tüketici dergisi "Which?", Honda Jazz'ı İngiltere'nin en güvenilir arabası seçti. Dergi, test edilen 406 adet Jazz'da çok nadir görülen önemsiz kusurlar dışında tek bir arıza çıkmadığını ve aracın %95'lik bir skorla birinci olduğunu açıkladı. Testin en sorunlu otomobiliyse Ford Focus C-Max.

32,550 otomobil üzerinde yapılan araştırma, küçük ve ekonomik araçların pahalı olanlardan daha güvenilir olduğunu da ortaya koydu. Lüks otomobil modellerinin hiç biri geçer not alamazken, "parayı veren düdüğü çalar"(*) ilkesi de çürütüldü.

Jazz'ın birinci seçildiği araştırmada ikinciliği 92 puan alan yedi farklı model paylaştı: Honda Accord, Honda CR-V, Mazda 3, Renault Clio, Toyota Corolla, Opel Corsa ve Subaru Forester.

Çok düşük puan alan araçların arasında Jaguar X-Type, Nissan Primera, Renault Megane ve Renault Scenic var.

Tüketicilerin servislerden memnuniyetinin de ölçümlendiği araştırmada satış sonrası hizmetlerde Alfa Romeo ve Chrysler, 31 puanla sonunculuğu paylaştılar. Mercedes de sadece 45 puan alabildi. Bu sıralamada Lexus 78 puanla birinci olurken Porsche 73'le ikinci, Honda da 70'le üçüncü seçildi.

Yorum: Jazz, üretimdeki 5. yılında ve sadece tek bir kez makyaj görmüş haliyle bile en yeni rakiplerini ezip geçmeye devam ediyor. Honda'nın küçüğü, gerek yapısal özellikleri ve motor teknolojisi, gerek bir ürünün aynı anda hem ucuz hem de çok kaliteli (hatta en kaliteli!) olabileceğini kanıtlaması açısından otomotiv tarihinde önemli bir yer edindi bile. Honda'dan heyecanla beklediğim şey, aracın bu karakter ve duruşunun asla değiştirilmemesi. Civic, Corolla ya da Golf nasıl dünyanın her yerinde tanınan ve uzun yıllardır çok satan otomobillerse, Jazz'da da o cevher - hem de çok fazlasıyla - var. Yeter ki Honda doğru adımları aynı yönde atmaya devam etsin.

Not: Onursal Yazman sağolsun, aynı habere bu kaynaktan da ulaşabilirsiniz. Ayrıca araştırmayı yapan Which? dergisinin internet sitesindeki özgün habere de buradan ulaşabilirsiniz.

(*) A
ffınıza sığınarak yorum kattım, aslında "you get what you pay for" demişler-BP

6 yorum:

Yalcin Sahin dedi ki...

Ikinciler arasindaki Subaru Forester en begendigim birkac aractan biri. Fakat diger ikincilerden Opel Corsa'nin orada ne isi var anlamadim. Arastirmanin dogrulugu ve objecktifligi konusunda kusku uyandiriyor. Arkadaslarimdan aldigim en son haber Corsa'nin direksiyon kutusunun ilk yili icinde iki defa degistirildigi. Yoksa Turkiye'ye kotusunu mu satiyorlar diye suphe de duyuyor insan.

cemyarar dedi ki...

Opel Corsa'nın listede olması gerçekten şaşırtıcı. Ama haberin yayımlandığı derginin sayfasında Opel Corsa değil, Vauxhall Corsa (outgoing model)yazıyor. Google'da arandığında ise Vauxhall Corsa'nın bizdeki Opel Corsa'nın Avrupa Sürümü olduğu yazıyor. Hatta Opel'in kendi sitesinde de farklı bir model olarak geçiyor. http://tinyurl.co.uk/k389

Barış Purut dedi ki...

Bu aslında GM'in pazarlama stratejisiyle ilgili bir durum. İngiltere'de Vauxhall, Avrupa'da Opel, Avustralya'da da Holden: hepsi de aslında aynı. Haberde Vauxhall yazıyordu ama Opel diye "çevirmekte" sakınca görmedim. Aslında araçlar İngiltere'de üretiliyor, hala değişmediyse bildiğim kadarıyla İngiltere'de satılanına Vauxhall logosu, Avrupa'ya gönderilenine de Opel logosu takılıyor.

Barış Purut dedi ki...

Bu arada Corsa üzerine özel bir bilgim olmasa da zamanında iki farklı Vectra'sını ve bir de Astra'sını kullandığımız Opel'in ne kadar sorunlar yumağı araçlar ürettiğine ben de şahitim.

gökçe aydın dedi ki...

Bu işler biraz şans işi galiba. 2000 model Ford Focus'umuz 91000 kilometrede ve eskiyip de değişen parçalar haricinde hiç tamir görmedi. Ama baksanız listede yok.

Barış Purut dedi ki...

DOğrudur elbette, sürücüsünün arabaya nasıl davrandığıyla, otomobilin ne koşullarda kullanıldığıyla mutlaka ilgisi vardır. Ama yine de bu testlerde önemli olan ortak bir nokta var, aynı modelden rastgele seçilmiş yüzlerce örnek otomobilin uzun bir dönem incelenmesiyle ve gerek tüketici şikayetlerinin, gerek servis kayıtlarının incelenmesiyle gerçekleştiriliyor. Mesela son sıraları bütün araştırmalarda fransızların paylaşması bana şaşırtıcı gelmiyor, kendi hayatımda da örneklerini bol bol görüyorum.