21 Temmuz 2005

Beklenen uzun yol testi

Önümüzdeki Cumartesi sabahı eşimle iki haftalık bir tatile çıkıyoruz. Önce Gelibolu, ardından da (Belki yol üstünde daha önce hiç görmediğimiz İzmir Şifne'ye uğrayarak) Bodrum Yahşiyalı'ya gideceğiz. Oradayken Pink Martini konserini de kaçırmayız. İlk hafta böyle geçer, sonra daha güneye gider, üç beş yeni yer keşfeder ve dönüşe geçeriz. Benzer bir tatilde daha önce 3000 km yol yapmıştık. İnternet kafelerde siteyi güncellemeyi ve yol notlarımı girmeyi planlıyorum. Tüketim, (eğer olursa) teknik sorunlar ve (işim düşerse) yerel Honda servisleri hakkında yazacağım. Planım, yolun başından sonuna göstergeyi hiç sıfırlamadan 3000 km'deki ortalama tüketimi öğrenmek.

Not 1: Bazen yol demeye bin şahit isteyen patikalara dalıp arkeolojik keşif turları da yapıyoruz, bilmeden daldığımız bu "destabilize" yollar çok uzun çıkabiliyor. Üzerlerinde haliyle benzin istasyonları da bulunmuyor. Bu sefer belki yedek yakıt taşımak için satılan özel bidonlardan alabilirim. Herhalde 5 litrelik ufak bir bidon yeter de artar, o kadar benzin Jazz'la 100 kilometreye denk geliyor ne de olsa...

Not 2: Lastiğin patladıktan sonra inmemesini sağlayan bir sprey türü hatırlıyorum, hızlı bir araştırma yapıp
belki yola çıkmadan önce alacağım.

Not 3: Bir de karımın uyurken rahat etmesi için boyuna geçirilen şişme yastıklardan almıştım, gerçekten çok işe yarıyor, uzun yol uykucularına tavsiye ederim.

Not 4: Ümraniye Praktiker'de televizyon - buzdolabı türü cihazları araba çakmağıyla çalıştırmayı sağlayan adaptörler görmüştüm, tatilde işim düşmez ama gerekecek olursa böyle bir cihaz satıldığı da bilinsin diye yazıyorum. Nerede gerekir demeyin, bir gece 3:06'da
elektriklerin neredeyse bütün Marmara bölgesinde kesildiğini ve o hafta bazılarımızın arabalarında yatıp kalktığını hatırlatmam yeterli olacaktır. Özetle, bazen arabanın motorunu jeneratör olarak kullanmak gerekebiliyor.

Not 5: Şarjlı fenerleri bu tür uzun tatillerde herkese tavsiye ederim. Gerçekten büyük kolaylık.

2 yorum:

Ahmet Aksoy dedi ki...

Barış Bey, yazınızı okuduktan sonra acaba tüm Jazz severleri aynı mı diye düşündüm. Ben de tatillerimde bozuk yollara dalar, toprak köy yollarından gider, normalde 12 saatlik yolu 20 saatte alırım. Örneğin Antalya'ya giderken Topçular-Eskihisar feribotundan sonra sağa Yalova tarafına dönmeyip, sola döner, Karamürsel'den dağ yollarından Yalakdere üzerinden İznik'e giderim. Buradan gölü soldan dolaşıp Yenişehir üzerinden İnegöl ve oradan da Eskişehir yolundan Domaniç ve Tavşanlı yoluna dönerim. Bu dağ yollarındaki ormanın seyrine doyum olmaz. Hele buz gibi suların aktığı o kadar çok çeşme vardır ki şaşarsınız. Tavşanlıdan Çavdarhisar yoluna girer AİZONOİ antik şehrinini ziyaret eder sonrada Gediz ve Uşak'a doğru giderim. Uşaktan Sivaslı yolundan girer, Dinar'a giden yolun üzerindeki gölün kenarındaki çay bahçesinde mola veririm. Dinar'dan sonra İsparta yoluna girer, oradan Eğirdir gölü kenarından yine dağ yollarından Sütçüler ve Doğa Parkını ziyaret ederim. Daha sonra bazı haritalarda gözükmesede Karacaören barajının yanından anayola çıkış ve Antalya. Marmaris için ise Bursa - Orhaneli - Harmancık - Dağardı - Simav - Selendi - Kula - Salihli - Ödemiş - Tire - İncirliova - Aydın yolunu kullanıyorum. Hem kamyon konvoyu yok, hem yeni yerler görüyorsun. Hem de en önemlisi dejenere olmamış yurdum insanıyla iletişim kuruyorsun. Ben her seferinde yoldan alıp tarlalarına götürdüğüm dedelerin, ninelerin bizi israrla evlerine davet etmeleri, yanlarındaki azığı, ayranı zorla ikram etmeleri karşısında bu ülkede yaşadığım için mutlu oluyorum. Maalesef büyük şehir insanların bu duygularını yok ediyor. Eğer vaktiniz var, gideceğiniz yere geç varmayı göze alıyorsanız tavsiye ederim. Ben bu yıl maalesef normal güzergahı kullanacağım. 4 aylık bir bebeğimiz varda. :-)
Sorunsuz yolculuklar dilerim. Pink Martini'yi bizim için de izleyin.

Özgür Sevinç dedi ki...

Özendim şimdi Ahmet Bey'e. Ben de yolculuklarımı bu biçimde yapamak isterim ama hep zaman sorunu çıkar karşıma. Gene de alternatif güzergahları denediğim oluyor. Barış Bey'in uzun yol için önerileri güzel gerçekten. Bir de soğutucu önemli sanırım. Bazı araçların torpido gözü bu amaçla kullanılabiliyor. Jazz'da bu olanak var mı? Yoksa bu sorunu çözmek için en pratik yol nedir sizce?