28 Haziran 2005

Son kararı verirken

Jazz'ı araştırdıkça diğer orta ve küçük sınıf otomobillerin hepsi de hızla gözümden düşmüştü ancak bir türlü ısınamadığım ucuz ve karanlık görüntülü kokpitinden hala rahatsız oluyordum. Derken 2004 yazının ortasında aldığım otomobil dergilerinden birinde 2005 model Jazz'lardaki değişiklikleri anlatan bir haber gördüm, arabanın özellikle içini gösteren resimlere bakınca büyük rahatlama yaşadım. Neredeyse nefret ettiğim ve arabanın beğenmediğim tek noktası olan kokpit tasarımı baştan sona yenilenmiş ve çok da güzel olmuştu. 2005'lerin gelmesini beklemeye karar verdik.

Honda bayileri 2005 modellerdeki değişikliklerden haberdar değilmiş gibi görünüyorlardı, belki de ellerindeki 2004'leri bitirmek için özellikle böyle davranıyorlardı, emin değilim. Biraz daha bekledik ve Kasım ayında 2005 Jazz'lar geldi. Araba nefis olmuştu. Tamponlar değişmiş ve spor bir hava kazanmış, ön farlar daha güzelleştirilmiş, ayna üzeri sinyaller eklenmiş, yepyeni ve çok şık spor jantlar (özellikle Comfort modelindeki) sunulmuştu. İçerideki en önemli özellik üst sınıf arabaların bile hepsinde olmayan optitronik göstergeler ve esas derdim olan yenilenmiş kokpitti: Kevlar / Karbon görünümlü çok şık ve kaliteli, çift renkli plastik kaplama, tamamen yenilenmiş ve alüminyum görünümlü çok güzel bir radyo / cd çalar, direksiyon üzerinden müzik kumandaları, çok şık bir vites körüğü ve başlığı...

Bu arada baştan beri
en büyük derdimiz eski arabamızı bir türlü satamamaktı. En başta markasının Rover olması, ayrıca üç kapılı, kırmızı renkli ve 1.8 olması, her galeriden tekrar tekrar duyduğum üzere, arabanın satılmasını aşırı güçleştirmişti. Bu öğelerin teki bile arabanın satılma ihtimalini ve satılacaksa da fiyatını düşürüyor. Sonuçta biz de 0-100'ü 7 küsur saniye olan, 240'lara rahatlıkla çıkıp spor Audi, BMW ve Mercedes'lere kafa tutabilen nitelikte inanılmaz hızlı bir araba olan tertemiz 200vi'ımızı 10,5 milyar gibi çok düşük bir fiyata satmak durumunda kaldık, o da belki Honda Damla'ya gidip "Arabamızı almazsanız sizden araba alamayacağız dememiz sayesinde oldu, tersinden okumak gerekirse "Arabamızı kim alırsa ondan araba alacağız" dedik elbette.

Eski arabamızı verip, güzel bir indirim yaptırıp aradaki farkı tamamladıktan ve hediye olarak park sensörünü de garantiledikten 3-4 gün sonra 2005 model düz vitesli metalik bej Jazz Comfort'umuz geldi. Herkes mavi rengini seviyordu, "Aman ondan alın" diyorlardı ancak çok güzel bir renk olmasına rağmen mavinin her Jazz'da karşımıza çıkmasından dolayı yine çok şık duran ve 2005'lerle gelen beji seçtik, iyi ki de öyle yapmışız. Siyah da Jazz'a çok yakışan bir renk ancak siyah arabalar güneş altında 3-5 derece daha sıcak oluyor, dolayısıyla baştan eledik.

Hiç yorum yok: